Bugünün iş dünyasında Y kuşağını motive etmekle ilgili oldukça zorlandığımızı gözlemliyorum. Kaldı ki, bu konuda oldukça fazla araştırma dokümanı ve farklı makaleler de mevcut. İnsan potansiyeli ve motivasyonu ile ilgili uzun yıllardır kafa yorduğumdan, daha rahat içselleştirebilmemiz için; Y jenerasyonunu sizlere onların dilinden yazarak anlatmak istedim. 1992 doğumlu Zeynep’in kimliğine bürünerek, size bir mektup yazdım: 

Merhaba, ben Zeynep. 1992 yılında dünyaya geldim. Bugün bize, yani 1984-2000 yılları arasında doğanlara ‘’y kuşağı’’ diyorlar. Şu an ‘’x kuşağı’’ patronlarımla birlikte bir şirkette beyaz yakalı olarak çalışıyorum.

Öncesine gidersek, çok verimli bir üniversite hayatı geçirdiğimi söyleyebilirim. Hem sosyal hem de başarılı bir öğrenciydim. Kendimi oldukça geliştirdim anlayacağınız. Son sene stajlarımı da tamamlayıp güzel bir ortalamayla mezun oldum. E haliyle iş hayatıyla ilgili oldukça iyimser beklentilere sahiptim ve çok heyecanlıydım. Sonunda gerçekten anlamlı ve değer katacak çalışmalara imza atabilecektim! Ayrıca tüm imkanlarını kullanarak beni okutan ailemi de hayal kırıklığına uğratmayacaktım.

Ve iş bulma süreci… beklediğimden zorlu geçti açıkçası. Onlarca mülakat, sınav, ‘’biz size geri döneceğiz.’’ Deyip dönmeyen IK’lar, beklentimi karşılamayan maaş teklifleri derken sonunda olumlu ve cazip bir geri dönüşle iş hayatıma ilk adımımı attım.

Bugün ise çalışma hayatımın 4. Yılındayım. Ve size tüm bu 4 yıl boyunca edindiğim izlenimlerden, motivasyonumu yükselten ve düşüren şeylerden bahsedeceğim. Umarım bu yazdıklarım, yöneticileri ‘’y kuşağı’’ hakkında bilinçlendirir ve harekete geçirir.

Başta şunu söylemeliyim ki: Ben iş sahibi olmayı sadece ‘’yaşamımı sürdürmek’’ için istemedim. Çevreme değerli şeyler katmak, bir etki yaratmak, kendimi sürekli geliştirmek ve haliyle çalışırken mutlu ve tatmin olmak için istedim. Kısacası, çalıştığım yerde bir amacım olsun istedim.

Ama galiba siz beni pek anlamadınız..

Aslında Beni Motive Etmek O Kadar da Zor Değil

Sadece bir kaç konuda desteğinize ihtiyacım var. Eğer destek olabilirseniz, birlikte harika işler yapacağımıza ve şirketiniz için değerler yaratabileceğime eminim. İşte beni ve tüm Y jenerasyonunu motive etmek için önemsemenizi istediğim 8 madde:

1) Bana yenilikçi olabilmem için şans verin

Sürekli sorgulayan ve dünyayı takip eden bir neslin parçasıyım ben. Körü körüne bir şeye inanmaktansa doğru olanı arıyorum. Araştırmayı seviyorum. Yaratıcılığımı kullanmam, yeni şeyler deneyip risk almam için uygun görevleri verseniz, imkan tanısanız o kadar memnun olurum ki… Çünkü hem kişisel hem profesyonel gelişimime önem veriyorum.

Tavsiye :   Kazanmak & Kaybetmek

Ayrıca bir işi sizinkinden farklı bir yöntemle yapıyorsam ve aynı sonucu elde ediyorsam buna anlayış gösterin lütfen.

2) Beni dinleyip geri bildirim verirseniz çok mutlu olurum

Yeni bir fikir bulduğumda ve heyecanla size getirdiğimde lütfen beni dinleyin ve fikirlerimi önemsediğinizi hissettirin. Fikri beğenseniz de beğenmeseniz nedenini benimle paylaşın. Kestirip atmayın ne olur. Hem böylelikle kendimi şirkete ait hissederim hem de yeni fikirler üretmek için motivasyonumu kaybetmemiş olurum.

3) Bana karşı daha açık olur musunuz?

 ‘’Bunu yapacaksın!’’, ‘’Bu iş bizim için çok önemli!’’, ‘’Bu işi yarına kadar bitir!’’… yerine ‘’Bunu yapmalısın, çünkü…’’, ‘’Bu iş bizim için çok önemli, çünkü…’’, ‘’Bu işi yarına kadar bitirmemiz gerekiyor, çünkü…’’ gibi açıklamalar beni mutlu eder. Ayrıca o işteki başarımı da arttırır. Bu sadece iş hayatıyla ilgili değil. Ben oldum olası bir işi neden yaptığımı merak etmişimdir. Hani sürekli sorgularım demiştim ya…

 4) Adalet duygusuna çok önem veriyorum

İş arkadaşlarımla eşit şartlarda çalışmadığımı fark ettiğimde şirkete bağlılığımı, motivasyonumu, çalışma isteğimi kaybetmem akabinde üretkenliğimin ve performansımın düşmesi sizce de normal değil mi? Yöneticimin yeterince adil olduğunu ispat etmesi ise tam tersi olumlu sonuçlar doğuruyor bende.

5) Biraz samimiyet ve ilgi istesem?

Yöneticilerimden liderlik bekliyorum… Mentorluk ve koçluk yapmalarını, bana bir şeyler katmalarını istiyorum. Birlikte gelişmeyi, fikir üretebilmeyi, yeni şeyler öğrenebilmeyi istiyorum. Yöneticimin ego ve komplekslerinden başka bir şey göremezsem motivasyon namına hiçbir kalmıyor bende maalesef. ‘’Maddi kazanç’’ odaklı değilim, işimde mutlu ve tatmin olmak istiyorum. Bu yüzden, eğer aradığım çalışma ortamını bulamazsam bulana kadar iş değiştirebilirim.

6) Yüksek teknoloji, yüksek insanlık desem?

Teknolojinin hızla ve sürekli geliştiği, yeni fırsatlar getirdiği bir dünyanın göbeğinde büyüdüm ben. Dolayısıyla şirketlerden de ‘’High-Tech / High-Touch’’ bir yaklaşım bekliyorum. Yani yaratıcılığı, yenilikçiliği ve yüksek teknolojiyi kullansın; fakat insani ögeleri de göz ardı etmesin, önemsesin, merkeze koysun istiyorum.

Tavsiye :   İyi ki Varsın

7) Benim için kullandığınız sıfatları bir kez daha düşünseniz?

Dikkatsiz, sorumsuz, tembel, başına buyruk, tatminsiz, saygısız…

Bana dikkatini vermiyor diyorsunuz ama ben aynı anda birden fazla işe odaklanabilme yetisine sahibim. Toplantı esnasında bir yandan mailleri cevapladığımda sizi dinlemediğimi düşünmeyin lütfen. Açıkçası tek bir şeye konsantre olmak benim için sıkıcı.

Bana saygılı değil diyorsunuz. Hayır, ben değerlerime, hayallerime, isteklerime saygılı olana saygılıyım. Sadece en çok parayı sen kazandığın için, en iyi unvana sen sahip olduğun için saygılı olmamı mı bekliyorsun yoksa benden?

Tembel değilim, ama işkolik de değilim. İş ve özel hayatım arasındaki dengeye olabildiğince özen gösteriyorum. Başarılı olmayı seviyorum. Uzun saatler çalışmak yerine verimli çalışarak daha kısa sürede iyi işler çıkarmaya odaklanıyorum.

Sorumsuz veya ilgisiz de değilim, sadece demode meseleler ilgimi çekmiyor. Yeni olanın, en iyi olanın peşindeyim. Bağımsız ve özgür olmayı seviyorum.

‘’İşin var, maaşın zamanında yatıyor. Neyin tatminsizliği bu?’’ dediğinizi biliyorum. Ama ben, en değerli ve en anlamlı olana ulaşmak için çabalıyorum. Belki bu yüzden tatminsiz geliyorum size…

8) Sosyalleşme benim için çok önemli

İş yerinde sosyalleşebilmek ne iyi olur. Çeşitli etkinlikler hem beni takım arkadaşlarımla kaynaştırır hem de motivasyonumu yükseltir. Sizce de mutlu çalışanlar ve eğlenceli bir ortam daha başarılı işler doğurmaz mı?

Şunu unutmamanızı istiyorum ki; Beni yetiştiren, destekleyen, benden önceki nesillere saygım ve sevgim sonsuz. Onlarla hem sosyal hem ekonomik olarak çok farklı ortamlarda ve dönemlerde büyümüş olduğumuz ise yadsınamaz bir gerçek. Bunun sonucu olarak da kimi zaman birbirimizi anlamıyor, çatışmalar yaşayabiliyoruz.

Ben geleneklerime, geçmişimin değerlerine sahip çıkıp onları yüceltirken bir yandan da değişen dünyaya adapte olmaya çalışan bir kuşağım.

Beni kendi yargılarınızla, kavramlarınızla değil de bize, bulunduğumuz döneme, değişen dünyaya ait gerçeklerle görürseniz ve bana inanıp güvenirseniz çok mutlu olurum.

Sevgiler

Zeynep

Bloga e-posta ile abone ol

Bu bloga abone olmak ve e-posta ile bildirimler almak için e-posta adresinizi girin.